Sunday, July 4, 2010

Ozgehan duy sesimi!



Her hafta hevesle bloguma girdigini, sonra yeni bir sey goremeyip hayal kirikligina ugradigini soyleyip, daha sik yazmam icin beni tesvik eden Ozgehan'a...



Son yillarda Turkiye'deki en trendy koyun Bodrum’daki Guvercinlik olduguna iddaya girerim!

Ustelik o kadar eforsuz, o kadar mutevazi bir uslupla ki Cavalli utanir.

Nostaljinin yukselisi en cok buraya yaramis. 80'lerde bi grup Alman pilini pirtini bir karavana sokusturup egzotik doguyu kesfetmeye yola cikmislar. Nitekim Ege'den disari adim atarlarsa bira gobeklerinin kuculecegini dank edince Guvercinlik'te karavan kolonileri kurup, Efes tokusturmuslar... O gun bugundur de ordalar.

Haliyle, Hans ve Cludia'lar Berlin'den degil de, Bati Almanya'daki IchMöchteFünfKofte, Scheiße, DrOetker falan koyunden geldikleri ve Berlin’de oten duduk sehir merkezinden dalga dalga yayilarak anca 10 senede oralarda duyuldugu icin Guvercinlik’e getirdikleri hersey 70ler ve oncesinden kalma. Yani butum esyalari vintage.

Karavanin birinden muthis New Orleans Jazz parcalari yukseliyor. Balkondan kasketimin altindan sinsice burnumu uzattigimda karavanin bahcesinde 30-40 yildir gunes yediginden artik orjinal rengini kestiremedigim bean bag chairlarin, Eames sandalyelerin uzerine kurulmus, yuksek belli kot sortunun uzerine onden baglamali gomlek giymis, kelebek gozluklerini temizleyen bandanali teyzeler goruyorum. Sanki Nisantasi’ndaki bir café’de asli 1940lardan bir Coca Cola reklami. Amcalarda ise Ataturk’un Tarabya plajinda giydigi speedo/sort mayolardan (resimdekinin biraz daha uzunu) var -hem trendy, hem de vizyoner olsalar gerek-. Su anda buna imkan vermeyeeksiniz ama aslinda gozunuz alisinca ve stil onyargilarindan ozgurlesince, erkek vucuduna en yakisan mayonun bu oldugunu kaniksamaya basliyorsunuz. Sayet, torsonun ucgenligini hic bir stil bunun kadar vurgulamiyor. Bir kac seneye Vogue’a da gelir. Bi de gobekli olmasalar… – Artik saktiklarindan icinlerine cekmek kurtarmiyor da … -

Inanir misiniz, gece kiz tavlamaya giderken hala siyah deri ceket giyen James Dean kilikli delikanlilar var. Sanki her an arabasini koyun isiklarini yukardan goren bir yere cekip, arka koltukta kiz arkadasini goturmeye calisacak. Sanki her an Olivia Newton Those Summer Nights soyleyecek… Sanki ayaklarim topuklu giydigimden degil, dun geceki dar bi sokaktaki acik havada swing partisinde cok tepindigim icin agriyor. Sanki Speedo mayolar degil, benim Birkenstock’larim absurd. (Allah'tan Converse’lerim yanimda, yoksa kendimi baya uncool hissedicem)

Hadi Almanlari ve karta kacan Turklerin vintage esyalarini anladim da, gencleri cozemedim. Tesadufi yada bilincli olarak –ooo piti piti, himmm, galiba tesadufi- hepsi hipsterlar. Annelerinin ve babannelerinin démodé esyalarini rasgele giyip re-modé vaziyette duvar uzerinde cekirdek citliyorlar. Elinden cekidegi alip, otu koydun mu al sana Brooklyn.

Nostaljinin hic bitmemesi, 90'larinsa hic gelmemesi dilegiyle...